Yeni ilişki duygular

İttihatçılıktan komünizme, Deyr-i Zor’dan Moskova’ya: Salih Zeki’nin bilinmeyen hikayesi

2020.02.16 01:09 karanotlar İttihatçılıktan komünizme, Deyr-i Zor’dan Moskova’ya: Salih Zeki’nin bilinmeyen hikayesi

İttihatçılıktan komünizme, Deyr-i Zor’dan Moskova’ya: Salih Zeki’nin bilinmeyen hikayesi

Halep'te Ermeni göçmenler
Yetvart Danzikyan
Yakın zamana kadar Ermenistan’ın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nezdindeki Türkiye temsilcisi olan Prof. Dr. Arsen Avagyan sadece bir diplomat değil aynı zamanda verimli bir akademisyen. Avagyan’ın Gaidz Minassian ile birlikte kaleme aldığı “Ermeniler ve İttihat Terakki” başlıklı çalışması daha önce Aras Yayınları tarafından yayınlanmıştı. Avagyan şimdi yeni bir çalışma ile Türkiyeli okurların karşısında. “Karanlıkta Kalmış Bir Eylemci: İttihatçı Komünist Salih Zeki (Kuşarkov)” başlıklı çalışma, TÜSTAV Sosyal Tarih Yayınları tarafından yayınlandı. Ermeni Soykırımı sürecinde özellikle Deyr-i Zor mutasarrıflığı döneminde kıyıcı bir rol üstlenen Salih Zeki’nin daha sonra Bakü’de TKP’nin kuruluşunda önemli bir rol oynaması ve onun tüm hayat hikayesi, Türkiye’nin yakın tarihi açısından da ilginç ayrıntılar içeriyor.
Belgelerin yanı sıra geniş bir bibliyografya çalışmasının ürünü olan bu çalışmada Arsen Avagyan’ın gönderme yaptığı bir dizi Ermenice kaynak hakkında da Türkiyeli okur ilk kez bilgi sahibi oluyor. Kitapta Salih Zeki’nin 1936 yılında Mustafa Suphi ve arkadaşları hakkında yazdığı ancak yayınlanmayan makalesi de yer alıyor. Avagyan ile çok ses getireceğini düşündüğümüz yeni çalışması hakkında konuştuk.
Sizi Salih Zeki üzerine bir kitap yazmaya sevkeden sebepler neydi? Bu alanda nasıl bir eksiklik gördünüz?
Salih Zeki, 1915-16 yıllarında Kayseri Everek’te kaymakam ve Deyr-ül Zor mutasarrıflığı makamlarında yaptığı işkencenler, cinayetler ve zulümler nedeniyle Ermeni Soykırımı tarihine “Canavar Zeki” olarak geçti. Ben 2007 yılında Ermeniceye çevirip, izahlar ve yorumları ekleyerek Hasan Amca’nın (Çerkes Hasan) “Tehcirin İç Yüzü” anı ve “Peki, yüzbinlerce Ermeniyi kim öldürdü?” makalesini bir kitapçıkta Erivan’da yayınladım. Hasan Amca Suriye’deki toplama kamplarında 25.000 kadar Ermeni kurtardı ve 1961 yılında İstanbul’da onun cenazesine o dönemdeki Ermeni Patriği Şnork Kalustyan da katıldı. Düşündüm ki Salih Zeki hakkında da bir araştırma yapıp ikisini kıyaslamak fena olmaz. Hem de bir başlık da düşündüm “Ermeni Soykırımda İki Çerkes”. Birisi Ermenileri kurtarmış, diğeri de yaklaşık 200. 000 Ermeni imha etmiş. Salih Zeki hakkında bilgiler toplamaya başladığım zaman zannettim ki kolay olacak çünkü o dönemindeki Ermeni, Türk, yabancı çeşitli kaynaklarda, anılarda ve hatıralarda Zeki’nin adı geçiyor. Fakat yaşamı ve faaliyetleriyle ilgili o denli çelişkili ve birbirini çürüten bilgiler var ki, bunların Salih Zeki adlı farklı kişilere ait olduğu izlenimi dahi uyanabilir. İlk bakışta Salih Zeki acımasız bir eylemci, aldığı emirleri yerine getirmek için her türlü yöntemi uygulamaktan çekinmeyen hiyerarşide yüksek düzeyde bir Osmanlı bürokratıdır. Yüzeysel bir yaklaşımla Ermeni Soykırımı döneminde karanlıktan çıkıp insanları topluca yok etmek için en barbar yöntemler kullanan bir mutasarrıf, sonraki yıllarında Bakü’de TKP’nin kurulmasında yer alan ve sonra yine de karanlıkta saklanan bir eylemci. Fakat araştırma zamanında çok enteresan ve beklenmeyen bilgiler ortaya çıktı. Anladım ki Salih Zeki sıradan bir eylemci değil ve onun faaliyetleri Ermeni Soykırımı dönemi ile kısıtlanmıyor. Aksine onun “yıldız dönemi” sonraki 1919-1922 yıllarına denk geliyor. Gördüğüm eksik şu ki bugüne kadar bu dönem ile o kadar ilgili bir eylemci hakkında bir araştırma veya makale bile yazılmamış, çeşitli kaynaklarda olan bilgiler de birbirine uymuyor ve farklı. En basit örnek: Salih Zeki’nin doğum, ölüm tarihi hakkında farklı zamanlar gösteren kaynaklar var. Başka bir problem onun gerçek soyadı ve ona yansıtılan “Zor” soyadı oldu. Türk tarihçiler, (Mete Tuncay ve Erden Akbulut hariç), Deyr-i Zor mutasarrıfı olması sebebi ile Salih Zeki “Zor” soyadı aldı diye yazmaktadır. Aslında o hiç bir zaman “Zor” soyadı kullanmamış, atalarının soyadına “Kuşarkzade-Kuşarkov” dönmüş, Moskova’da Doğu Araştırmaları Enstitüsü'ndeki kısa çalışma zamanında “İsmaylov” (Baba adı İsmail’e aften) ikinci soyadını kullandı. Bir de Moskova ve Tiflis’teki çeşitli gazetelerde yazdığı makaleleri “Sinza” edebiyat takma adı imzalamış. Salih Zeki’nin hakkında kapsamlı bir araştırma olmadığı takdirde hem Ermeni Soykırımı, hem TKP kuruculuğu, hem Bakü’deki Türk komünistler ve Kemalistler arasında kurulan bağlarda onun ve onun gibi İttihatçı tabanlı komünistlerin rolünün tarafsız değerlendirilmesi mümkün olmayacaktı.
Rusça arşivlerden faydalandığınızı görüyoruz. Size yeni bir bakış açısı sağladı mı bu arşivler?
Kuşkusuz. Bunlardan birisi Azerbaycan’ın Sovyetleştirilmesinde Türk komünistlerin yeri ve oynadığı gerçek rol hakkında yeni belgelerdir. Bolşevikler ve Kemalistler arasında bağlar kurulması, Bakü’deki TKP vasıtasıyla Kemalistlere teklif edilen ve gönderilen yardım meselesine dair yeni ve yayınlanmayan belgeler mevcuttur. Ve çok önemli konular hakkında Rusya’daki arşivlerde olan belgeler yeni bir ışık tutuyor. Bunlardan biri Suphiler (Mustafa Suphi ve arkadaşları) konusudur. 1936 yılında Salih Zeki “Suphi Yoldaş ve 16 Şehitler” başlıklı bir makale yazdı, ama bu makalesi yayınlanmadı ve RGASPI arşivinde (Rusya Devlet Siyasî ve Sosyal Tarih Arşivi) kaldı. İlk olarak benim kitapçıkta bir ek olarak gün yüzüne çıkıyor. Bakarsanız o makalede M. Suphi’nin ve arkadaşlarının öldürülmesi hakkında farklı ve bugüne kadar bilinmeyen ayrıntılar veriyor. Rusya’daki arşivlerden belgeler toplama döneminde enteresan bir olay yaşadım. RGASPI arşivinde fon 495’de “Salih Zeki” adıyla 266 numaralı dosya var ve orada Salih Zeki adıyla üç kişi hakkında belgeler toplamış, bir de yine Türk komünist Salih Hacıoğlu’nun evrakları aynı dosyada. Salih Zeki’nin resmini istedim ve bana iki defa Salih Hacıoğlu’nun sürgün yıllarındaki resmini gönderdiler. Resmin altında da Osmanlıca “Salih Hacıoğlu” yazıyor, ama belki arşivde Osmanlıca bilen bir eleman yoktu. Sonra gerçek Salih Zeki Kuşarkov’un resmi o arşivdeki başka bir dosyada buldum, hem de resmin altında Rusça “Salih Zeki Kuşarkov” yazmaktadır.

Arsen Avagyan (FOTO: Berge Arabian )
Salih Zeki'nin o dönemde İttihatçıların kontrolünde olan devlet hiyerarşisinde yükselmesini sağlayan ne idi? İttihat Terakki Cemiyeti içinde Talat Paşa grubunun güvenini kazanması mı ona bu yolu açıyor?
Bazı kaynaklara göre Salih Zeki, o zamanki deyimle “Kara Kemal’ın adamı” idi. Bir de Kara Kemal ile bağlı Parvus, Rakovski, C. Korkmazov grubu ile Salih Zeki’nin ilişkileri varmış. O dönemde Salih Zeki Ermeni mebuslar ve siyasi isimler ile de ilişki kurmuş. Fakat, bence, Talat Paşa grubundaki adamlar Salih Zeki’yi ilk önce onun yetenekleri ve karanlık biri olduğunu için desteklediler ve kullandılar. Bir de şunu söylemek istiyorum. Aslında “Karanlıkta kalan bir eylemci: İttihatçı Komünist Salih Zeki (Kuşarkov)”u bir bilimsel makale olarak yazdım ve o bu tür bilimsel makalelerin koleksiyon kitabında yayınlanacak. Arkadaşım Erden Akbulut’un teklifi ve sayesinde, ki ona bunun için çok minnettarım, ayrı bir kitapçık olarak yayınlandı. Ben şimdi Salih Zeki hakkında daha kapsamlı bilimsel bir araştırma üzerine çalışıyorum ve yakında sona eren kitabımda yukarı bahsettiğim konular çeşitli güvenilir kaynaklara dayanılarak daha ayrıntılı izah edilmektedir.
Salih Zeki ilk olarak Kayseri Everek'te Ermenilere yaptığı zulüm ile anılıyor. Daha sonra Deyr-i Zor mutasarrıflığına atanıyor. Bundaki sebep önceki mutasarrıfın Ermenilere karşı "yeterince" sert olmaması. Ve Salih Zeki gerçekten de kendi çapında ayrı bir soykırım uyguluyor, 60.000 ila 200.000 arasında Ermeni'nin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. İttihatçıların yargılanmasında da zaten gıyabında idama mahkum ediliyor. Onu bu derece gaddar davranmaya iten sebepler sizce nedir? Hastalıklı bir kişiliği mi var yoksa Hannah Arent'in "Kötülüğün Sıradanlığı" kitabında Eichmann'dan bahsettiği gibi basitçe "işini" mi yapıyor?
Ermeni tanıklara göre Salih Zeki şahsen işkenceler yapmaktan, bir de idamları seyretmekten zevk alıyordu. Hem de Ermeni milletinin düşmanı olduğunu kendisi izah ediyordu. Çeşitli kaynakları inceledikten sonra bana Salih Zeki hastalıklı bir kişi gibi görünmedi, belki zulümler, idamlardan zevk alırdı, ama daha çok soğukkanlı, sert yöntemler kullanarak katliam yapmaktan kaçınmayan bir eylemci, hedefe ulaşmak için her şeye hazır bir siyasetçi görünümünde. Karşısında kim olursa olsun, kendi milletinin insanları da dahil. 1920’de Bakü’de Türk harp esirlerinin kurşuna dizilmesinde aktif rol aldı ve Tiflis’ten Kafkas bölgesinin sorumlusu S. Orjonikidze’ye gönderdiği 15 Ekim 1922 tarihli raporda bu katliamı gerekli ve haklı göstererek, imha edilen askerleri de “… Sovyetlere karşı saldırgan duygular besleyen esir Türkler” olarak niteledi.

https://preview.redd.it/y6t1oyu5g6h41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=91053fe71ae0def073d4e5ba501a83ef1feb0b74
1916-1919 yılları arasında Salih Zeki bir tür gizli bir hayat yaşıyor. Kimi yorumlara göre Ermenilere yapılan zulümdeki rolü nedeniyle bir tür pişmanlık yaşıyor. Siz sonraki yıllarında bu tür bir pişmanlığın izlerini gördünüz mü?
1933’te kaleme aldığı kısa otobiyografisinde Salih Zeki kendi hayatını iki döneme ayırıyor ve yazıyor: “Benim hayatım iki dönemlidir. Birinci dönem 1916’da bitiyor, ikinci dönem 1919’da başlıyor. Aradaki zaman geçici bir süreden ibaret. Birinci dönemde kendimi hiç de iyi hissetmiyorum, çünkü burjuvaziye hizmet ettim. İkinci dönemde kendimi çok iyi hissediyorum, çünkü proletaryaya hizmet veriyorum”. Osmanlı Meclisi’nin İzmir ve Aydın mebusu (1912-1919) Emmanuil Emmanuilidis anılarında bahsediyor, diyor ki 1917 yılında Beyoğlu’da Salih Zeki ile karşılaşmış ve Salih Zeki ona “60.000 Ermeni’yi katledip çocukları canlı canlı gömdüğünü, dışarıya çok ender çıktığını, insan yüzü görmek istemediğini, adının Zeki olduğunu ve intihar etmeyi düşündüğünü” söylemiş. Kısa otobiyografisinde Salih Zeki Ermeni tehcirini anlatırken “her yerde, her tarafta cinayetler işleniyor, kanlı olaylar oluyordu. Bu arada belirtmeliyim ki, o zamanlar askerlerin diktatorası öylesine güçlüydu ki, sivil makamlar hiçe sayılıyordu. Buna rağmen ben bir mutassarrıf olarak bu iğrenç işten kendimi de suçlu buluyorum” yazmaktadır. Bakü, Tiflis, Moskova’da yasadığı yıllarında birkaç biyografik ankette pişmanlığını izah ediyordu. Fakat, derin ve samimi bir pişmanlık duyguları hissetmesi hakkında bugüne kadar inandırıcı kanıtlara rastlamadım. Bana göre onun pişmanlığı biraz farklıymış, yani yaptığı cinayetler, insanları toplu yok etmesi genel olarak işe yaramamış, çabalar boşa gitmiş. İmparatorluk ve devlet ellerinden gitti ve kendisi de memleketi terk etmek zorunda kaldı. Bir nevi Kemal Tahir’in “Kurt Kanunu” romanındaki Kara Kemal’in itiraflarına ve “pişmanlığına” benzer bir duygu, “Bu koca imparatorluk bizim elimizde ölmüştü” gibi.
Soykırım uygulayıcısı bir milliyetçiden, bir komünist olmaya giden yolu sağlayan nedir? Yargılanmaktan kurtulmak için mi Bakü'ye gidip komünist çevrelere giriyor, yoksa komünizmi gerçekten de kendisine yakın mı buluyor?
Kendisi de arkadaşına yazdığı mektupta bunu itiraf ediyor. Ermeni Soykırımı’nda oynadığı rol için İngilizler tarafından yakalanıp yargılanma endişesi içindeydi. 1918 yılı sonunda Batum, Tiflis yoluyla Bakü’ye ulaştı. Salih Zeki’nin yazdıklarına göre Ermeni Soykırımı’nda oynadığı rolü onda “mevcut düzene, hükümete ve savaşa karşı memnuniyetsizlik, hatta düşmanlık” hissi uyandırdı. “Bu felaket yalnız Ermenilerin başına gelmiş değildi, aynı zamanda bütün Türk halkının da felaketiydi. Bu beni devrim saflarına itti”. Erzurum’da yayınlanan “Albayrak” gazetesinin 9 Ağustos 1920 tarihli nüshasında “Yeni İnkılap” başlıklı makalesinde Türkiye’nin kurtuluşunu sosyalizm yolunda görüyor. Komünizme gelince, ilk etapta Marksizm hakkında pek bilgili olmadı. Mesela 1920 yılında Trabzon’da yayınlanan “Niçin Bolşevik oldum?” kitapçığı, Salih Zeki’nin Marksizm bilgisinin zayıflığını göstermesi bakımından eleştirilmesine yol açtı. 1934 yılında Salih Zeki bu eleştirileri kabul edip, mazeret olarak “propaganda bakımından çok güçlüydü, ama Marksizm yaklaşımı bakımından değil, çünkü o zaman Marksizm hakkında bilgim yoktu” ifadelerini kullanıyor. Bunun ile beraber Salih Zeki 1919 yılından itibaren ölene kadar (3 Kasım 1940, Moskova) Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) resmi üyesiydi.
Ermeni soykırımındaki rolü o yıllarda TKP içinde sorun yaratıyor mu kendisine?
Yaratıyor, ama fazla değil. 1923 yılında bir süre için partiden uzaklaştırıldı, ama 1925 yılında parti üyeliği hakları, geçmiş parti stajıyla birlikte geri verildi. Fakat evraktaki “Ermeni katliamında parmağı var” niteliği daha yüksek pozisyonlar, mevkilere çıkmak, parti kariyeri yapmak için engel olmuş.
Ölene kadar Sovyetler Birliği'nde kalıyor ve çeşitli bürolarda görev yapıyor. Bu yıllarda, yani 1930'larda, kendisine Sovyet rejiminde önemli görevlerde bulunan (Mikoyan gibi) Ermenilerin yardımcı olmasını tarihin bir ironisi olarak mı yorumlamak lazım?
Bugünkü bakımdan belki. Ama o zamanki şartları ve yaklaşımı dikkate almak lazım. Kemalist Türkiye ile dost ilişkileri kuran Sovyet Rusya Ermeni Soykırımı konusu kapatmak istemiş, resmi düzeyde Sovyet Birliği’nde o dönemde bu konu yasaktır. Hem de Rusya’da Devrim zamanında Salih Zeki gibi yüzlerce, binlerce insan yok eden Bolşevik eylemciler çoktu. Zaten Bolşevik terörü ünlüydü.
Ermeni Soykırımı'nda rol alan isimler aslında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde büyük sıkıntı yaşamıyor, hatta rejim basamakları içinde yükselenler de var. Salih Zeki bu örneklere de bakarak Türkiye'ye dönmeyi hiç düşünmüyor mu?
İş ancak Ermeni Soykırımı’da aldığı rolü kapsasaydı belki dönmeyi düşünebilirdi. Fakat o komünist idi ve Kemalist hükümet komünistlere karşı harekete geçti, parti kapatılmış, birçok komünist tutuklanmıştı. Üstelik Bolşevikler ile temaslardan haberdar, Suphilerin öldürülmesi hakkında çok şey bilen, 1920 yılında Anadolu’ya geçtiği zaman Erzurum, Bayburt ve Trabzon şehirlerde komünist şubeler kurmayı beceren Salih Zeki, bence, Kemalist hükümet açısından istenmeyen bir kişiydi.
Arsen Avagyan kimdir?
1972'de Erivan'da doğdu. 2002'de Moskova Devlet Üniversitesi'nde "Osmanlı İmparatorluğu ve Kemalist Türkiye'nin Devlet-İktidar Sisteminde Çerkeslerin Rolü" başlıklı Rusça doktora tezini sundu. Bu tez daha sonra Belge Yayınları tarafından yayımlandı (çev. Ludmilla Denisenko, İstanbul, 2004). Ermenistan’da, Türkiye’de yayınlanan Toplumsal Tarih dergisinde ve çeşitli ülkelerde makaleleri yayımlandı. Prof. Dr. Avagyan’ın Gaidz F. Minassian ile birlikte kaleme aldığı “Ermeniler ve İttihat Terakki” başlıklı çalışması 2005 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Ayrıca “Türk Dış Siyasetinde Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacereti (1920-1971)” başlıklı bir çalışması da Belge Yayınları tarafından Türkçe’de yayınlanmıştır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nezdinde Ermenistan’ın Türkiye temsilciliği görevini iki dönem yürüttü. Bu görevi geçtiğimiz yıl sona eren Avagyan halen Ermenistan’da çalışmalarını sürdürmektedir.

http://www.agos.com.ttyazi/23578/ittihatciliktan-komunizme-deyr-i-zordan-moskovaya-salih-zekinin-bilinmeyen-hikayesi?fbclid=IwAR2YM_8LF3R3zhJdsXAtHCOKfVC5Yk1DTYpz6_PJrCdqptxH2IAQrEk5Dkw
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.02.11 08:41 paslaa İzmir Escort Selçuk Rus Escort

Birçok erkeğin gözüne ve gönlüne hitap etmeyi başaran İzmir escort bayanlar sayesinde bu randevularda asla mutluluğa doymayı başaramayacaksınız. Her randevuda artan bir istekle daha fazlasını yaşamayı hayal edeceksiniz. İsterseniz bir saatlik, isterseniz gecelik beraber geçireceğiniz zamanlarda birbirinden farklı duygular içinde kaybolacaksınız. Yabancı escort hatunlar da bu sektörde ateşli randevular yaşatarak ses getiriyorlar. Vücut dilinin öne çıktığı görüşmelerde heyecanı arttıran yabancı escort bayanlar yeni ilgi odağımız olacak. Çat pat Türkçeleriyle sizinle çok tatlı sohbetler yapacak olan bu güzellerle sürekli yüzünüz gülecek. Yabancı Selçuk escort bayan merakınızı giderirken, çok keyif aldığınız, çok eğlendiğiniz anlar geçireceksiniz. İzmir Yabancı escort bayanları beyler çoğu zaman gecelik randevularda ziyaret ettikleri için bu güzel hatunlar gündüz saatlerinde genellikle uykuda olurlar ve uyanınca da hemen akşamki görüşmeleri için hazırlanmaya başlarlar. Bu nedenle günlük seans sayıları bir veya ikiyi geçmez. Bu nedenle sabırsız beylerin bazıları randevu almadan bu hatunlarla görüşmek isterler ama maalesef böyle bir imkan bulamazlar. Buluşmak istediğiniz Selçuk escort bayan ile o güne randevu alamıyorsanız şansınızı zorlayın ve bir sonraki güne randevu isteyerek,, en azından kendinizi garanti altına alın. Yabancı escort bayanlar nadiren sizi evine davet ederler ya da evinize gelirler. Büyük bölümü güvenli olduğu için sadece otellerde buluşmayı kabul eder. Erkeklerin Zaafı Ateşli Kadınlar Her erkeğin dayanamadığı tek şey hatta erkeklerin zaafı ateşli kadınlar ve onlarla yaşayacakları ilişkilerdir. Çapkınlıklarını da seksi bir bayanla flört etmeye başladığınızda, gördüğünüz ateşli hareketleri, yatakta da hissetmek istersiniz ama bazı kadınlar ilişki esnasında çok bencil olurlar ve erkeklerin fantezilerini yıkıp geçerler ve erkeğin zevk almasına engel olurlar. İşte bu yüzden sizde bir Selçuk escort bayan partnerle tanışarak cinsellikte hayalini kurduğunuz gerçek zevki ve mutluluğu doruklarda yaşamayı garanti altına alabilirsiniz. Görüşmeye girdiğiniz andan itibaren kendinizi mutlu bir erkek sayabilirsiniz. Bu gecelerde inanılmaz anlar yaşarken, vücudunuzun hissettiği zevkle titrediğini ve içinizin eridiğini hissedeceksiniz ve alışık olmadığınız bu duygularla hissettiğiniz mutluluğu yaşamaya doyamayacaksınız.
submitted by paslaa to u/paslaa [link] [comments]


2019.08.08 21:00 kvp5111 Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal medyada kullandığımız ve filtrelediğimiz kelimeler gerçekten depresyonda mı yoksa narsist mi olduğumuzu öngörebilir mi? Öyle bakıyor …
En son kanıt? Stony Brook Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacılar, bir kişinin Facebook yazılarında kullandığı kelimeleri analiz ederek geleceğin depresyonunu doğru bir şekilde tahmin edebilen bir algoritma geliştirdi.
Aslında, bulgular dört özel kelimenin gelecekteki depresyon teşhisinin güçlü bir göstergesi olduğunu göstermektedir.

‘Dilsel Kırmızı Bayraklar’

Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde yayınlanan araştırmada, depresyona işaret edebilecek “dilsel kızıl bayrakları” tespit etmek için yeni geliştirilen bir algoritma kullanılmıştır.
“İnsanların sosyal medyada ve çevrimiçi olarak yazdıkları şey, tıpta ve araştırmada başka türlü erişilmesi çok zor olan bir yaşam yönünü yakalar. Bu, hastalığın biyofiziksel belirteçlerine kıyasla nispeten ele alınmamış bir boyut ”diyor Stony Brook Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi profesörü yardımcısı olan H. Andrew Schwartz. “Depresyon, anksiyete ve TSSB gibi koşullar, örneğin, insanların kendilerini dijital olarak ifade etme biçimlerinde daha fazla sinyal bulursunuz” ( 1 )

4 Uyarı Kelimesi

Yaklaşık 1.2000 kişiyi inceleyen araştırmacılar, depresyon göstergelerini aşağıdakileri buldu:

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal Medya-Akıl Hastalıkları Bağlantısı

Diğer araştırmalar filtre seçimine odaklanmaktadır. Görünüşe göre, birinin seçtiği Instagram filtresi, bizi zihinsel durumlarına göre gösterebilir. EPJ Data Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre , sosyal medya ve akıl hastalıkları birbiriyle bağlantılı. Ve bir kişinin Instagram’da paylaştığı görüntüler (ve düzenlenme şekilleri) depresyon belirtileri hakkında fikir verebilir . ( 2 )

Çalışma

166 denekten 40.000’den fazla Instagram gönderisini inceledi. Araştırmacılar önce daha önce depresyon tanısı alan çalışma katılımcılarını tanımladılar. Sonra, insanların yazılarındaki kalıpları tanımlamak için makine öğrenme araçlarını kullandılar. Görünüşe göre, depresyonda olan insanların ve depresyonda olmayan kişilerin ne zaman yayınlandıkları arasında farklılıklar var.

Depresyonda olan insanlar,

depresyonda olmayanlardan daha az sıklıkta filtreler kullanma eğilimindeydi. Ve filtreleri kullandıklarında, en popüler olanı fotoğrafları siyah beyaza çeviren “Inkwell” idi. Fotoğraflarının içinde bir yüz bulunması daha muhtemeldi. Buna karşılık, depresyonsuz Instagrammers, fotoğrafları aydınlatan “Valensiya” görüntü filtresine kısmi idi.
Bu, araştırmacıların sosyal medyanın akıl sağlığında oynadığı rolü ilk kez incelemek değil. Sosyal medya toplumumuzda daha fazla oyuna girmeye devam ettikçe (en son ne zaman bir gününü Facebook / Instagram / Twitter / Snapchat’tan uzakta geçirdin?), Zihinsel sağlığımızdaki rolü de inceleniyor. Ve bazı bulgular, can sıkıcı. Sosyal medyanın akıl hastalıklarında oynadığı rolü kıralım.

Sosyal Medya ve Depresyon

Sosyal medya, depresyon duygularını daha da kötüleştirebilir. Aslında, bir çalışma, insanların aktif olarak daha fazla sosyal platformda yer almasının, kendilerini depresyonda ve endişeli hissetme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu. ( 3 ) İki veya daha az platformla sıkışan insanlar, zihinsel sağlık hastalığına ve platformlarda harcanan toplam süreye katkıda bulunabilecek diğer hususları kontrol ettikten sonra bile, yedi ila 11 farklı platformla uğraşanlara kıyasla, düşük bir depresyon ve endişe riski yaşadılar .
Yedi platform kulağa çok benziyor olsa da, Facebook, Instagram, Snapchat, Pinterest, YouTube, Twitter ve LinkedIn yedi taneye kadar ekliyor. Tinder gibi bir buluşma uygulamasında veya Kik ve WeChat gibi sosyal sohbet uygulamalarında atın ve birisinin bu kadar platformda nasıl olabileceğini görmek kolaylaşır.

Türkiye’de ki

gençlerin küçük bir çalışmasında araştırmacılar Instagram’ı, Snapchat’i yakından takip ederek depresyon, endişe, yalnızlık, uyku ve zorbalık gibi olumsuz duygularla en fazla ilişkili sosyal medya platformu olarak tanımladılar. ( 4 ) Her iki platform da, insanlar kendilerini başkalarıyla karşılaştırırken yetersizlik duygularını teşvik edebilen ve düşük benlik saygısını teşvik edebilen görüntülere yoğunlaşıyor.

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Bir başka çalışma,

Facebook kullanımının insanların anı nasıl hissettiğini ve yaşamlarından ne kadar memnun kaldıklarını olumsuz yönde etkilediğini buldu. İnsanlar iki hafta boyunca Facebook’u ne kadar sık ​​kullandıklarında, neden Facebook kullanıyorlarsa ya da Facebook ağları ne kadar büyük olursa olsun, yaşam doyumu düzeyleri o kadar azaldı. ( 5 ) Çalışma sadece iki haftaya baksa da, kümülatif yaşam memnuniyeti ücretlerinin aylar ve yıllar boyunca ne olacağını görmek ilginç olurdu.

Sosyal Medya ve Yalnızlık

Sosyal medya da dahil olmak üzere insanlarla iletişim kurmak için her zamankinden daha fazla yolumuz olmasına rağmen, özellikle yaşlı yetişkinler arasında yalnızlık artıyor. Yaşlı 45 ve daha yaşlı bir aarp çalışması bunlardan yüzde 35’i yalnız olduğunu ve yalnız katılımcıların yüzde 13’ü hissettim bulundu “artık interneti kullanan kişilerle iletişimde tutmak daha az derin bağlantıları var.” ( 6 )

Sırf arkadaşların

durumlarını sevmemiz veya tatil fotoğraflarını kontrol etmemiz, onlarla bağlı olduğum anlamına gelmez; Aslında, gönüllülük, hobi edinme ya da değer verdiğimiz kuruluşlara dahil olma gibi kişisel ağlar kurma etkinliklerine daha az zaman harcayabiliriz. Aslında, araştırmacılar buna yalnızlık salgını diyorlar – erken ölüm risk faktörünü obez olmaktan daha fazla ya da daha fazla arttırıyor. ( 7 )

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Etkilenen sadece yetişkinler değil.

İyi bilinen bir çalışma, cinsiyet, yaş ve algılanan sosyal destek gibi faktörleri kontrol ettikten sonra bile, bir ergenin Facebook ağı büyüdükçe, daha fazla günlük kortizol ürettiklerini buldu. Kortizol , stres hormonu olarak bilinir ve yüksek seviyeleri, diğer şeylerin yanı sıra, endişe ve uyku bozukluklarına neden olabilir. ( 8 ) Araştırmacılar, Facebook’taki arkadaş sayısının belirli bir noktaya kadar pozitif olduğunu, ancak daha sonra stres ve kortizol seviyelerinin devraldığı bir azalan geri dönüş noktasına ulaştığını teorik olarak belirlediler.

Sosyal Medya ve Narsisizm

Sosyal medya ayrıca narsisistler ve narsisistik eğilimleri olan insanlar için bir platform sağlar . İlginç bir şekilde, 2010’daki küçük bir çalışma, özsaygısı düşük narsisist kişilerin Facebook’ta daha aktif olduğunu buldu. ( 9 ) Bu, Facebook’a bağımlı olmanın, narsisistik davranışı ve düşük özgüvenini öngördüğünü gösteren başka bir çalışmaya paraleldir. ( 10 ) Bu insanların “egoyu beslemek” için sosyal medyayı kullanmaları ve ayrıca çevrimiçi geçerliliği olan düşük özgüvenli duyguları bastırmaları muhtemeldir. ( 11 )

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal Medya Sorunundaki Uyarı İşaretleri

Açıkçası, sosyal medya kullanan herkesin akıl sağlığı sorunu yoktur. Bazı insanlar en yeni kedi videolarını almaktan veya torunlarının fotoğraflarını görmekten gerçekten hoşlanıyorlar. Ama sosyal medyada gereğinden fazla önem verdiği varlık olabilir bazıları için bir sorun olabilir ve daha da kötüsü depresyon veya anksiyete gibi, ruh sağlığı sorunları yaratabilir. Bir sosyal medya sorununuz olabilir mi?

İşte bazı uyarı işaretleri:

Sosyal Medya ve Akıl Hastalıkları: Denge Nasıl Bulunur?

Uyarı işaretlerinde kendinizi tanıdınız mı? Sosyal medya yaşamınızda bir miktar denge bulma zamanı gelebilir. Özellikle bütün etkiler olumsuz olmadığı için kendimizi sosyal medyadan tamamen keseceğimizi düşünmek gerçekçi olmaz. Ne de olsa, uzun saçlı Chihuahuaları sizin kadar çok seven bir topluluk bulmak ya da onu zaten yaşamış olan insanlardan zihinsel sağlık sorunları da dahil olmak üzere zor konular hakkında bilgi edinmek harika.

Kendi evinizin rahatlığını korumak için lisanslı terapistlerle bağlantı kurabileceğiniz web siteleri bile vardır.

İnsanların filtre seçimi ile depresyon arasındaki bağlantıyı belirleyen araştırmacılara göre, bunların hepsinin parlak bir tarafı olabilir. Yoksul topluluklardaki depresif insanları hedeflemeye ve daha iyi yardım etmeye yardımcı olabilir. Araştırmacılar, “Yalnızca hastaların sosyal medya geçmişlerini paylaşmaları için dijital rızasını gerektiren bu bilgisayarlı yaklaşım, şu anda sağlanması zor veya imkansız olan bakım için yollar açabilir” dedi.
Sosyal medya ile daha sağlıklı bir ilişki geliştirmek için atmanız gereken bazı adımlar:

Bir alarm saati edinin.

Sosyal medya kullanımınızı ele almanın bir yolu, gerçek bir çalar saat kullanmaktır. Birçoğumuz, gece saatlerinde telefonlarımızı kolumdan uzak tutuyoruz çünkü onu çalar saat olarak kullanıyoruz. Ancak bu genellikle gece geç saatlerde kaydırma ve yataktan çıkmadan önce bir gecede ne olduğunu görmek için kontrol etmek anlamına gelir. Gece boyunca telefonunuzu kapatın ve eski bir alarm kullanın.
Bunun dışında, telefonunuzu yatmadan en az bir saat önce başlayarak uçak modunda tutun. Sabahları tekrar açmadan önce ne kadar süre gidebileceğinizi görmek için kendinize sorun. Alarmınız uçak modunda çalışacak, ancak duyulara saldırmaktan sosyal medyaya uyanmayacaksınız.

Ara ve arkadaşlarınla ​​buluş.

Çevrimiçi olarak arkadaşlarla “check-in” yapmak güzeldir, ancak bir süre içinde gerçek bir konuşma yapmadığınız arkadaşlarınız ve aileniz varsa, onları aramayı veya onları şahsen görmeleri için bir görüşme planlamanızı sağlar. Birinin durumunu beğenmek, gerçek hayattaki bir konuşmanın yerini alamaz. Aynı zamanda, tıpkı çevrimiçi paylaştığınız şeyleri küratörlüğünüz gibi, arkadaşlarınız ve aileniz de olabilir. Hakkında hiçbir şey bilemeyeceğiniz şeyler yaşıyor olabilirler, çünkü onlar hakkında herkese açık bir şekilde gönderiyorlar.

Çevrimiçi gördüğünüz her şeyin gerçek olmadığını unutmayın.

Filtreler ve kendini düzenleme ve esprili başlıklar harika görünüyor, ancak tüm hikayeyi anlatmıyorlar. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmamak zor olsa da, sosyal medyada gördüklerinizin birinin hayatının küçük bir parçası olduğunu ve genellikle olabildiğince harika görünmek için düzenlenmiş olduğunu unutmayın. Onların gerçekliği değil.

Haber Kaynağınızın Psikolojisi

“Ajansımızı elinden almak değil – dikkatimizi harcamak ve istediğimiz yaşamları yaşamak; Sohbetlerimizi yapma biçimimizi değiştiriyor, demokrasimizi değiştiriyor ve birbirimizle istediğimiz sohbetlere ve ilişkilere sahip olma yeteneğimizi değiştiriyor. Ve bu herkesi etkiler,”Tristan Harris, TED Chat’ta ilan Google’da eski bir in-house ahlâkbilimci‘Nasıl Minds Every Day.’Tech şirketler Kontrol Milyarlarca bir avuç ( 12) Teknoloji, beynimizin nasıl çalıştığının arkasındaki bilimi anlayarak dikkatimizi çekecek ve tutacak şekilde tasarlanmıştır ve bunu yönlendirir. Tristan’ın belirttiği gibi, teknoloji tarafsız değildir. Eski Google etmeni, Facebook’un artık bizi internet ile bağlantımızı kesmeye ve çekmemeye çalışmadığı ve bunun yerine arkadaşlarınızla gerçek hayatta bağlantı kurmanıza yardımcı olacak bir sosyal medya platformu hayal etmeye çalıştığı bir alternatif düşünmeye çağırıyor.

Bu platformların

topluma yol açtığı zararı uyandırmak, eski Google ve Tristan gibi eski Facebook çalışanları da dahil olmak üzere teknoloji uzmanları, İnsani Teknoloji Merkezi’ni oluşturmak için bir araya geldiler . Grup, sosyal medya ve diğer sosyal medya tehlikelerinin yoğun kullanımının bir yan etkisi olarak öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri depresyon hakkında eğitmeyi amaçlayacak “Teknik Hakkında Gerçek” adlı bir kampanya planlıyor. Ekip, gençleri eğitmeye ek olarak, farklı teknolojilerin sağlığa etkileri ve daha sağlıklı ürünler üretme yolları hakkında veri göstererek, geliştirdikleri programlar hakkında endişe duyan mühendislere kaynaklar sağlamak istiyor.

Grubun planları

arasında büyük teknoloji şirketlerinin gücünü azaltmak için yasalar için lobi çalışmaları da yer alıyor. İki örnek, teknolojinin çocukların sağlığı üzerindeki etkisi üzerine araştırmaları yapacak bir tasviri ve dijital botların tanımlanmadan kullanılmasını yasaklayacak bir tasviri içermektedir. ( 13 ) Sosyal medya alışkanlıklarınızı değiştirmek kendi içinizden gelmek zorunda kalsa da, daha insancıl teknoloji, bu uygulamaları ve web sitelerini, sayfa üzerinde tutmak için sinyallerle sürekli mücadele etmeden kullanabilmeniz için daha sağlıklı yollar sunar ve Çocuklarımızın ruh sağlığı ve stres düzeyleri.

Sosyal Medya ve Akıl Hastalıkları Üzerine Son Düşünceler

Mutlu kaydırma!

Oku Sonraki: Psikotropik İlaçlar Nelerdir? Çeşitleri Tarihçesi ve İstatistikleri

submitted by kvp5111 to u/kvp5111 [link] [comments]


DJ Akman - Değişik Duygular (Prod. by DJ Eyup) - YouTube Hizmetçi Kızın Odası  Türkçe Altyazılı full Tek Parça ... İlişki Durumu Karışık 33. Bölüm - YouTube WHY IS A MARRIED SEEKING ANOTHER RELATION? / WHEN EXPRESSED EMOTIONS EXPLAIN? BİSEKSÜEL - LESBIAN Duygularım Azalıyor, Yeni Bir Ilişki Için Uygun Zaman Mı? ✅ karmaşık duygular YAKIN GELECEKTEKİ DUYGUSAL HAYATINDA SENİ NELER BEKLİYOR ... Konusu Bastırılmış Cinsellik Olan En İyi 10 Film - YouTube Özcan Deniz - Derin Duygular - YouTube

  1. DJ Akman - Değişik Duygular (Prod. by DJ Eyup) - YouTube
  2. Hizmetçi Kızın Odası Türkçe Altyazılı full Tek Parça ...
  3. İlişki Durumu Karışık 33. Bölüm - YouTube
  4. WHY IS A MARRIED SEEKING ANOTHER RELATION? / WHEN EXPRESSED EMOTIONS EXPLAIN? BİSEKSÜEL - LESBIAN
  5. Duygularım Azalıyor, Yeni Bir Ilişki Için Uygun Zaman Mı? ✅
  6. karmaşık duygular
  7. YAKIN GELECEKTEKİ DUYGUSAL HAYATINDA SENİ NELER BEKLİYOR ...
  8. Konusu Bastırılmış Cinsellik Olan En İyi 10 Film - YouTube
  9. Özcan Deniz - Derin Duygular - YouTube
  10. Duygu Özaslan - YouTube

evlİ bİrİ neden baŞka İlİŞkİ arar? / bastirilmiŞ duygular nezaman aÇiĞa Çikar? bİseksÜel - lezbİyen toplum yÖnetmek İster bastirilmiŞ duygular sonra aÇiga Çi... Polemick ft Melike - Karşılıklı Duygular 2011 (YENI) - Duration: 3:52. mckarasu Recommended for you. ... İlişki Durumu Karışık Jenerik Fon Müziği - Duration: 1:18. Özcan Deniz-Derin Duygular (Şarkı Sözleriyle) Şarkı Sözü / Lyrics : Kim küstürdü Seni aşka karşı Kim kırdı kalbini senin Böyle derin Kim aldattı Seni başkası... The Mads Room, 2013 filmleri yeni film filmler Film izle, Türkçe Altyazılı film izle, Gerilim filmi izle, Gerilim filmleri türkçe Altyazılı, Film izle gerili... İlişki Durumu Karışık 33. Bölüm Özeti: Can Ayşegül’ü düğünden kaçırıp baş başa olabilecekleri ıssız bir yere getirir. Amacı Ayşegül’e kendini affettirip her ... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. ABONE OL -- http://goo.gl/7Rnzff Konusu Bastırılmış Cinsellik Olan En İyi 10 Film (Cinsellik içeren filmler) --Film Listesi Taxi Driver / Taksi Şoförü (1976)... Eril/Dişil Tarot Açılımı ⭐️ Güncel Durum - Olası Gelecek-Ortak enerjilerde neler var? ️ - Duration: 1:11:03. Sweet Of Tarot World’s 19,559 views DJ Akman'ın Değişik Duygular teklisi Ünüvar Production etiketi ile yayında. Spotify: https://spoti.fi/2FYBD1r iTunes: https://apple.co/32bnW8X Apple Music: h... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.